14 Aralık 2009 Pazartesi

Kewell ezer, geçer!


13 Aralık 2009 Pazar

Black- Karanlıktan Aydınlığa...




''An unending darkness... A world of shadows... A ray of light that found its way... A teacher's dream... A student's miracle... A valiant journey... From ignorance to knowledge... From darkness to light... An extraordinary story of an ordinary life ''

Uzun zamandır beni duygusal anlamda etkileyen bir film olmamıştı. Duygusal diyorum çünkü uzun zamandır film izlerken kendimi ağlar bulmamıştım! İnanılmaz bir duygu patlaması yaşadım bu filmi izlerken.Kısaca konusundan bahsedeyim;

Black, gerçek bir hikayaden uyarlanarak çekilen (bknz. Hellen Keller anısına...), kadrosu hintli oyunculardan oluşan amerikan yapımı bir ''başyapıt'' kanımca. Hikaye olarak zaten her insanı etkileyebilecek bir zafer öyküsü anlatılıyor ama bunun yanında enfes oyunculukları da eklersek ne demek istediğimi anlarsınız.

Henüz bebekken kör ve sağır kalan bir kız çocuğu, Michelle... Bu haberden sonra duygusal anlamda çöken ve kızlarının her geçen gün insanlıktan çıktığına şahit olan bir anne ve baba... ve bir ''sihirbaz''.

Bu karanlıktan umuda doğru atılan adımların filmidir. Bazı insanlar için alfabenin ''a,b,c,d,e...'' ile başlamadığı, '' s-i-y-a-h'' harfleri ile başladığı filmdir. Umudun, ışığın, azmin ve zaferin, bir insanın başka bir insan için yaşamasının ne demek olduğunu öğreten filmdir.



Sekiz yaşındaki dilsiz, kör, sağır aynı zamanda vahşi olan Michelle ve onu hayata hazırlayan, her zaman yanında olan, ona yemeyi, içmeyi, kelimeleri ve kavramları, nesneleri ve en önemlisi insanlarla iletişime geçebilmeyi öğreten fedakar bir öğretmen ya da onun deyimiyle bir ''sihirbaz'' adamın öyküsü bu.Bıkmadan, yılmadan ve usanmadan öğreten, 8 yışındaki bir kız çocuğunun hayatının her evresinde bulunan, en önemlisi ailesinden daha fazla bu kıza inanan ve hayatını, 40 yılını bu uğurda feda eden bir öğretmenden bahsediyoruz.




Filmin sonunda ise görülen vefa örneği dağılmanıza sebebiyet verebilir.

Baştan sona ilgi ile izleyebileceğiniz şaheserlerden biri kanımca. Ağlamamak, duygulanmamak elde değil. Özellikle filmin ikinci yarısı tam bir duygu seli.

''Tanrı söz konusuysa ,hepimiz körüz.Onu ne gördünüz ,ne de duydunuz.Ama ben Tanrıya dokundum,Varlığını hissettim.Ona öğretmen diyorum.''
Son sahne, ''wat...'' Herşeyi açıklıyor.

10/10 :)





11 Aralık 2009 Cuma

Galatasaray Store, %70'e varan indirimlerle limango'da!..



GS Store ürünleri, Limango üyelerine %70 ' e varan indirimlerle kapınıza kadar geliyor.Biraz inceledim 2 TL'den 70 TL 'ye kadar ürün bulmak mümkün.Yalnız formalar bu kampanyaya dahil değil.Sadece T-shirt, yelek ve küçük aksesuarlar var.Bilginize...

04 Aralık 2009 Cuma

90's forever Vol. 2 - Şekerlemeler, Sakızlar bilimum sağlıksız şeyler :)

Çocukken itina ile para biriktirilir, soluk bakkalda alınırdı.Dikkat ederseniz bakkal diyorum.O zamanlar marketler, süper marketler nerdeee... Bakkal Amcamız vardı.Ne kadar sağlıksız, anne yasağına maruz kalan ürün varsa alır, gizli gizli yerdik :) Geçenlerde bir sitede buldum bunları ve paylaşmak istedim.Çoğu üretimde yok zaten artık.Varsa da evrim geçirmiş halleridir sanırım. İşte birkaçı;

1- Kutusu 10 kuruş olan Gofretler :)

Genelde bu gofret kutuları veya poşet içinde satılanları arabalar arkasında satılırdı.Bir sürü çeşidi olurdu. Genelde Toros model araba arkasında sergilenirdi bunlar. Amca bağırırdı gofret sever çocuklar için.Genelde zaten ebeveynler çocukları için satın alırdı ama arada misafir gelince ikramlık da güzel giderdi hani :)





2- Tadı nefis olan cikletler;

O zamanlar favorim tipitipti. Kardeşimin ise turbo idi. Hatırladığım kadarıyla turbo içinden araba resimleri çıkıyordu ve doğal olarak kardeşim ondan yana tercihini kullanıyordu.Annem de tipitip'in tadını, ağızda bıraktığı kokuyu çok severdi ve bol bol bulundururdu evde.Hey gidi...





3-  Dişlere yapışan şekerler...

 Off ki ne off en sevdiğim şekerleme idi bu yumiyum.Bunun portakallısına biterdim. Ama vişneli de tabii ki favorimizdi. Emzik şeker vardı bir de hatırlayan var mı bilmiyorum. Çok fazla almazdım ama yine de sevdiklerimiz arasındaydı.




4- Meybuzzzzz :)

İşte en çok sevdiğim zararlı şey bu idi :) Annem acayip karşı çıkardı almamıza ama napalım! Hem en ucuz şeydi, hem dondurma yerine geçiyordu, hem de sıcak günlerde süper gidiyordu. Limonlusu favorimdi. Ohh olsa da yesem şimdi :(



5-Fakirin çikolatası :P

En sevdiklerim aşağıdakilerdi.Aslında bunlara bir de eti pufu eklemek isterim her ne kadar çikolata olmasa da ama özellikle eklemiyorum çünkü her halükarda şu anda da bulup, yiyebiliyoruz.

Gold çikolata en sevdiğim ve de en çok yediğim çikolata idi. O zaman ise günümüzün kuruşu ile hesaplarsak 0,25 kuruş'a satın alabiliyorduk.Bir nevi tadımlık çikolata idi ve cebimizde de anca o kadar olduğu için çikolata zevkimiz sadece ''gold'' dan ibaretti. Para çikolata derdik ama biz aramızda :) Çokomel'in de tadı bambaşkaydı ya.O da tadımlıklar arasına girebilir.Çilek aromalısını severdim ben. Annem arada bir beslenme çantama koyarak beni şımartırdı :)





Cino ise o hoş kayısı tadıyla beni benden alan bir çikolata idi.Bence gayet de besleyici bir üründü.Şu an bilmiyorum var mı.Ama hiç karşılaşmadığımı söyleyebilirim.

6- Capri, capri, capri sun. Önce hüplet sonra gümlet :P




Burak Kut'un şarkısı capri sun için tekrar düzenlenmişti.O zamanlar da Burak Kut fanı idim ben ve doğal olarak bu meyve suyunun da fanı olmuştum. Kutusu, içerken ambalajın esnekliği vs. acayip hoşuma giderdi. Keşke bunlardan yine olsa :( Reklamları da çok güzel oluyordu yahu :)

7- Bomba etkisi :P



ahhahahaha işte bu benim favorimdi.Her fırsatta (gizli gizli tabi) alırdım.Bir anda hepsini de ağzıma atmazdım tabi.Böyle anneme çaktırmadan azcık azcık ağzıma alır, bir güzel ağzımda patlamasını dinlerdim.Acayip bir duyguydu yahu.Böyle ilk bunlar çıktığında almıştım ve ağzım acayip tuhaf olmuştu ama hemen de sevmiştim. Çilekten başka hangi aromaları vardı hatırlayamıyorum ama bu da güzel ve güzide zehirleyicilerden biriydi :)

Devamı gelecek...

01 Aralık 2009 Salı

90's forever Vol. 1!






Çocukken çok sever, anneme her fırsatta alması için yalvarırdım.Hem yiyip hem üflerdim :)

Özledim...

28 Kasım 2009 Cumartesi

Gonser Haberi...



Old school death metalin öncülerinden biri olan Floridalı Obituary grubu bu yaz Unirock kapsamında ülkemize gelecekmiş.Sevenlerine duyurulur efem.

26 Kasım 2009 Perşembe

Günün anlam ve önemi


''Rüştü, öpüyorum seni Rüştü, ellerinden öpüyorum. hatta heryerinden öpüyorum Rüştü! ''